Cenâb-ı Hakk bizim bu dünyada nasıl hareket edeceğimizi biliyor olmasına rağmen, bizleri imtihan için dünyaya göndermesinin hikmeti nedir?

 

  • Bu dünya hamlıktan sıyrılmanın, kulluk ateşinde pişmenin yeridir. Bir okuldan kimlerin başarıyla mezun olunacağının bilinmesi, o okulda eğitim alınması gerekliliğini ortadan kaldırmaz. Mezuniyet sonrası istenen nitelikleri elde etmemiz, fiilen eğitim görmemize bağlıdır. Allah nasıl hareket edeceğimizi biliyor olmasına rağmen, yeteneklerimizi geliştirebilmemiz için bizi bu imtihan sahasına göndermektedir. Rabbimizi tecelli eden kudsi isimleri ile tanımamız, fiilen olgunlaşmamız ve cennete ehil hale gelmemiz bu dünyaya gelip, iradenin hakkını vererek, imtihanı kazanmaktan geçmektedir.
  • Ayrıca, sınavı kaybedecek insanlar dünyaya gönderilmeksizin doğrudan cehenneme alınsalardı, bu duruma itiraz hakları doğardı. Bu da Rabbimizin adaleti ile bağdaşmazdı.
  • Bir üçüncüsü de, her şeyin yaratılmasının üç hikmeti vardır. Birinci hikmet, insanın veya diğer varlıkların bizzat kendilerinin elde ettiği faydalar ile diğer varlıkların insana olan faydaları ile ilgilidir. İkincisi, her şeyin şuur sahibi varlıklara Rabbimizin isimlerinin cilvelerini bildiren bir kitap vazifesi görmesidir. Üçüncüsü de, “herbir cemâl ve güzellik sahibi kendi cemâlini ve güzelliğini görmek ve göstermek ister.” hakikatince, Sâni-i Zülcelâl olan Allah’ın kendi sanat harikalarını seyretmesidir. Bir lahza varlık cilvesini tadan herbir mevcut, bu üçüncü hikmetin kapsamı içinde kendine yer bulur.

Herşeyin doğrusunu O bilir.

Dr. Naim Tatlıcı

(1912)

kez okunmuştur.

 

 

Yorum Yapabilirsiniz

*